‘’DÜNYAYA SAYGILI, DÜNYADA SAYGIN’’ VİZYONU ile; ARÇELİK

0
123
????????????????????????????????????

Okurlarımız için, Arçelik’in Genel Müdürlüğü’ne uzanan kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?Lisans eğitimimi Texas Üniversitesi Ekonomi ve Makine Mühendisliği bölümlerinde tamamladım.  Northwestern Üniversitesi, Kellogg School of Management ve Hong Kong University of Science and Technology’de MBA yaptım. Eğitimimi tamamladıktan sonra Koç Grubu’nda Ram Dış Ticaret’te çalışmaya başladım. Grubun Çin’deki faaliyetlerini genişletme planları çerçevesinde 1995 yılında Hong Kong’daki görevime atandım. 1996 yılına kadar Ram Pacific’te Satış Müdürlüğü yaptım. 1996-2000 yılları arasında sırasıyla Arçelik, Beko Elektronik, Atılım A.Ş. ve Beko Ticaret’in Uzakdoğu temsilcisi olarak görev aldım. 2000 yılında Ram Pacific Genel Müdürlüğü’ne atandım. 2007 yılında Arçelik-LG’de CEO’luk görevinde bulundum. 2015’ten bu yana da Arçelik A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak görev yapmaktayım. 

Siz, kariyerinde hızlı bir yükseliş gösteren ender yöneticilerdensiniz, genç bir yönetici olmanın avantaj ya da dezavantajlarını yaşadınız mı?

Genç yaşlarda çalışmaya başladım. Eğitimimi sürdürürken Büyükada, Kapalıçarşı ve Amerika’da ticaret alanında deneyimlerim oldu. Bu deneyimler, Uzakdoğu’daki profesyonel hayatım için önemli bir temel oluşturdu. Her başarısızlık bana yeni bir şey öğretti, farklı insanları, kültürleri, ekonomileri daha yakından tanıdım. Tekrar tekrar denemekten ve yenilmekten korkmamak gerektiğine inanıyorum. İşimize en çok yarayacak deneyimler, başarısızlıklarımızdan doğuyor. Dünyadaki gelişmeleri yakından izlemeli, yapabileceklerimiz konusunda kendimizi sınırlandırmamalıyız. Çin benim kırılma noktam oldu. Eğer Çin’in hızlı gelişimini fark etmeyip, orayı hedeflemiş olmasaydım, asla bu hayalin peşinden koşmaz ve belki de bugün geldiğim noktada olamazdım.

Dünya son yıllarda çeşitli ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Arçelik, bu sıkıntılı durumu atlatmak adına ne gibi önlemler aldı ya da alacak?

Bugün, dünyada farklı jeopolitik ve makro ekonomik riskler ekonomileri ve şirketleri etkiliyor. Coğrafi yayılım ve pazar çeşitlendirmesi stratejimiz sayesinde risklerimizi dağıtma fırsatı buluyoruz. Mevcut pazarlarda ürün ve yönetim farkı ile organik büyümemizi hızlandırıyoruz. Yeni pazarlarda ise üretim tesisi yatırımı, birleşme ve satın alma fırsatlarını değerlendiriyoruz. Güçlü yönlerimizle kurguladığımız liderlik oyun planımızın arkasında; tüketiciyi iyi anlamak, tasarımda fark yaratmak, ileri teknolojiye entegre olmak ve Ar-Ge’de atılım yapmak yatıyor.

Ekonomik büyüme oranlarına ve beyaz eşya pazarının potansiyeline baktığımızda Asya Pasifik’in toplam dünya ekonomisinden aldığı payın zaman içerisinde çok daha artacağını öngörüyoruz. Gelişmekte olan ülkeler, global ekonominin büyüme motoru olmaya devam edecek. Hindistan’ın 2050 yılı itibariyle ABD’yi geçerek ikinci büyük ekonomi olacağı tahmin ediliyor. Aynı tahminlere göre, Pakistan ekonomisi 2030 yılı itibariyle İtalya ve Kanada gibi ülkelerin GSYİH’lerini geride bırakacak. Endonezya, Vietnam, Bangladeş ve Filipinler’in, ekonomik olarak 2050’ye kadar en büyük sıçramaları kaydedecek ülkeler olacağı öngörülüyor. Biz de işte bu büyümeden pay alabilmek için bugünden Asya ülkelerinde pozisyon alıyoruz. Arçelik’in ana stratejilerinden bir tanesi tarihi İpek Yolu üzerindeki ülkelerde pazar payı alabilmek ve varlığını hızla büyütebilmek. Bunun için 2016 yılı Kasım ayında Pakistan’ın en büyük beyaz eşya ve ev aletleri şirketi Dawlance’ın satın almasını tamamladık. Hindistan’daki son yatırımımız Voltas-Beko ortak girişimi de Tarihi İpek Yolu’nu yeniden şekillendirecek, “Tek Kuşak, Tek Yol” projesi üzerinde “Beko Yolu” oluşturma stratejimizin son halkasını oluşturuyor. “Beko Yolu”nu inşa ederek, bu yeni pazarlarda ilk üç oyuncudan biri olmayı hedefliyoruz. Tayland’da seri üretime başlayan Beko fabrikamız, Malezya ve Vietnam’daki satış şirketlerimiz ile yoğunlaşan yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bölgede birçok önemli pazar mevcut ve tüm bu pazarlarda fırsat aramayı sürdüreceğiz. Asya’nın yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında stratejilerimize uyan hedefler de arıyoruz. Özellikle varlığımızın nispeten sınırlı olduğu Yakın doğu ve Amerika kıtası da radarımızda yer alıyor.

Arçelik’in Ar-Ge çalışmaları ne boyutta? Dünya teknoloji pazarının yönlendiricilerinden biri olmayı hedefliyor musunuz?

Arçelik A.Ş. Türkiye’deki 10, Tayvan, İngiltere, Portekiz ve ABD’deki 4 Ar-Ge Merkezi olmak üzere toplam 14 Ar-Ge Merkezi, uluslararası olarak 2500’den fazla patent başvurusu ile Türkiye’de sektöründe Ar-Ge lideri konumunda. Türkiye’nin yıllardır tartışmasız patent şampiyonu. Uluslararası seviyede ise son 10 yıldır Arçelik A.Ş. Dünya Fikri Haklar Örgütü’nde en çok Uluslararası Patent başvurusuna sahip ilk 200 şirket arasındaki tek Türk şirketi ve 74. sırada. Dünya pazarlarındaki yüksek hedeflerimize Ar-Ge ve inovasyon yetkinliklerimizi geliştirerek ulaşmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede Garage, Atölye 4,0 ve TECH PRO Akademi’yi hayata geçirdik. 1300’ün üzerinde Ar-Ge çalışanımız ile ülkemizin en çok Ar-Ge yatırımı yapan şirketleri arasında yer alıyoruz.

Türkiye beyaz eşya ihracatı alanında ne durumda? İhracatta, beyaz eşya sektörünün payını arttırmak için sizce ne gibi çalışmalar yapılmalıdır?

Beyaz eşyada Avrupa’nın en büyük üretim üssü konumunda ve Çin’in ardından dünyada ikinci sırada olan Türkiye, ihracatını her yıl artırıyor. Sektör ihracatı 2016 yılında, %7,3 artışla 17,2 milyon adet olarak gerçekleşti. Türk beyaz eşya sektörü, son yıllardaki atılımlarıyla dünya markası olma yönünde önemli adımlar attı ancak önümüzde gidilecek yol olduğunu düşünüyorum. Beyaz eşya sektörümüz 60 bin direkt, 600 bin dolaylı istihdam sağlıyor ve ürettiğinin yüzde 75’ini ihraç ederek cari açığın kapanmasına katkıda bulunuyor. Beyaz eşya sektörümüz için yatırım, Ar-Ge ve marka konularında daha güçlü desteklerin uygulamaya konması gerektiğine, teknoloji ve Ar-Ge içeriği yüksek ‘dayanıklı tüketim’ yatırımlarının, öncelikli yatırım konuları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Artık, dünya gündeminin en önde gelen konularından biri ‘Sürdürülebilirlik’. Arçelik’in sürdürülebilir üretim adına ne gibi çalışmaları var?

‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonumuz kapsamında enerji verimli ürünler ve çevre dostu faaliyetlerle sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamayı hedefliyoruz. Geleceğin lider şirketlerinin yeşil teknolojiyi sahiplenen ve enerji verimliliğine yatırım yapan şirketler olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda tüm süreçlerimiz Çevre ve Enerji Yönetimi Sistemleri’ne uyumlu şekilde ilerliyor. Geçmişten gelen sürdürülebilirlik çabalarımızı Birleşmiş Milletlerin 2030 sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olarak devam ettiriyoruz. Hedeflerin gerçekleşmesinde iklim değişikliğiyle mücadele çabaları büyük yer tutuyor. Bu hedeflere ulaşılmasında ise iş dünyasına önemli rol düştüğünün farkındayız. Bu çerçevede yaptığımız çalışmalarla, 2010’dan bu yana üretimden kaynaklı karbon salımlarımızı yüzde 56 azalttık. İklim değişikliği ile mücadelede bilim temelli bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu kapsamda Karbon Saydamlık Projesi (CDP), Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Dünya Doğal Kaynaklar Enstitüsü (WRI) ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından başlatılan “Bilim Temelli Hedefler” girişimine taraf olduk. Bu girişimle üretim kaynaklı sera gazı emisyonlarını azaltmak üzere bilimsel temelli bir hedef belirlemeyi taahhüt ettik. İş planlarımızı; sera gazı salımlarımızı, enerji ve su tüketimimizi, atıklarımızı azaltmaya yönelik sürdürülebilir ekonomik iş modelleri üzerine kurguluyoruz.

Önümüzdeki dönemden beklentileriniz nelerdir?

Ülkemizin, 2023 yılında dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına girme hedefi doğrultusunda biz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu hedefe ulaşmanın yolunun inovasyon ve teknolojiyi odağa koyarak değer yaratmaktan geçtiğine inanıyoruz. Dünyamız önemli bir değişimden geçerken, global trendler ışığında büyüme stratejilerimizi şekillendiriyoruz. Vizyonumuz kapsamında, yeni iş modellerini radarımıza aldık. Perakende, bankacılık ve sağlık sektöründe yeni iş ortaklıkları üzerinde çalışıyoruz. Dijitalleşen ödeme sistemleri dünyasında inovatif modeller geliştiriyoruz. Yatırımlarımıza kararlılıkla devam ederken, Ar-Ge, inovasyon, kalite, tasarım, marka ve tüketiciler stratejimizin odağında bulunuyor. Tüketicilerimizin beklentilerini en iyi anlayan şirket olarak onların hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Bu topraklardan çıkan ve tüm dünyayı memleketi yapan gerçek küresel bir şirket olma vizyonuyla, ülkemizin rekabetçi gücünü ve ileri teknoloji ihracatını artırmak amacıyla yatırımlarımız ve projelerimizi hayata geçireceğiz.