Her Yaşta Herkese Sanat

0
191
Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu: Sabahattin Özbakır

Pera Güzel Sanatlar Eğitim Kurumları Kurucusu Sabahattin Özbakır’ın Yeni Ekonomi ve Avrupa Birliği ( European Union ) dergisi için yaptığı özel röportaj oldukça büyük ses getirdi.İşte o röportajın tamamı.

Sn. Sabahattin Özbakır okuyucularımız için sizi tanıyabilir miyiz? İçinizde sanat aşkı ne zaman canlandı ve eğitim yolculuğuna nasıl çıktınız?

Ortaokul 2. sınıfta okurken ayni zamanda Konservatuarda solfej, piyano, armoni dersleri alarak Müzik hayatıma başladım,  ancak bu sanat aşkı Cumhuriyet Gazinosu sahnesinin tam karşısındaki evimizden her gece dinlenen müzik ziyafetleri, okul yolundaki Tepebaşı Gazinosu, Tepebaşı Dram Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu ve Beyoğlu’nun sanat kokan Sinemaları, tiyatroları, kulüpleri,  insanı ister istemez içine çekti, sanatla ilgim tamamen yasadığım Beyoğlu’nun bana bıraktığı en güzel hediyedir diyorum, Daha sonra Konservatuar yıllarım, Lisansımı İstanbul da tamamladıktan sonra Amerika’da Yüksek Lisansımı tamamladım Müzisyen olarak 20 yılın üzerinde profesyonel çalışmalarımdan sonra, 1990 yılında Türkiye’nin ilk Güzel Sanatlar eğitimi veren MEB bağlı kurumunu Pera Güzel Sanatlar kursunu açtım, İlk açıldığı zamanlar Müzik kursları, daha sonra Bale, Tiyatro, Resim bölümleri derken Mesleki Eğitimler ile birlikte 40 yakın bölümde sanat ve mesleki alanda dersler vererek binlerce öğrenciye ulaştık,  Ancak tabi bu durum gelen talepler ve istekler doğrultusunda örgün eğitime doğru gelişti,

Türkiye’nin ilk tek 4 bölümlü özel güzel sanatlar lisesi olan Pera Güzel Eğitim Kurumları’ndan bahseder misiniz?

Örgün eğitime olan talepler bizi zorlamaya başlayınca o zamanlar Türkiye de ilk defa Milli Eğitim Bakanı olan Avni Akyol zamanında Devlet Güzel Sanatlar Lisesi açıldı. Bu bize örnek oldu ve arkasından Türkiye’de ilk defa Özel Güzel Sanatlar Lisesi olan Pera‘yı 1995-1996 eğitim öğretim yılında açtık. Ancak devletin açtığı Güzel Sanatlar liselerinde sadece 2 bölüm açıldığı için biz bir değişiklik yaparak yeni iki bölümü daha hayata geçirdik. Tiyatro bölümünü 1997 yılında bale ve dans bölümünü ise 2000 yılında programlarını yaparak açtık. Ancak çok zorlu bir süreç geçirdik, lisede yeni bir program yapmak ve onu Talim Terbiye’de kabul ettirmek oldukça zor ve zahmetliydi. Kabul ettirmek 1 yılımızı aldı ve sonunda Türkiye’de ilk 4 bölümlü  ( Sanatsal disiplinde ki bu dört bölüm sahne sanatlarının tümünü içine alıyor ) Güzel Sanatlar Lisesi açılmış oldu.

Bu şekilde öğrenciler Üniversite hayatlarına istedikleri sanat alanında devam etmek için sanatsal alt yapıları oluşmuş bilinçli bireyler olarak başlıyor ve mesleklerinin tüm inceliklerini lise çağında öğrenerek kendileri mesleksel hayatlarına daha önceden hazırlamış oluyorlar. Aslında bölümler arsında öyle bir bağ ve ilişki var ki Pera’da okurken bunların hepsinden yararlanıyor ve hepsi hakkında bilgi sahibi olabiliyorlar. Bir müzik öğrencisi de drama dersi alıyor, bir Tiyatro öğrencisi de bir müzik aleti çalıyor, disiplinler arası iletişimi ve ilişkileri çok iyi kullanıyor ve uyguluyoruz bu konuda hiç mütevazı değiliz. Bekli de bunu Türkiye de en iyi kullanan Pera’dır diyebilirim, ayrıca 10549 lisenin içinde bale-dans bölümü olan Türkiye’deki tek liseyiz.

Misyon ve vizyon anlayışınızdan bahseder misiniz? Doğru eğitimin temel ilkeleri nelerdir?

Aslıda Pera Güzel Sanatların en önemli misyonu, bilinçli, aydınlık ve konusuna hâkim, alanında uzman, kendisine, ailesine ve ülkesine faydalı, mutlu bireyler yetiştirmek diye söyleyebiliriz.

Bakış açısı ise çok geniş tüm dünyayı içine alan, yetenekleri ile öne çıkan dahi düşünceleri olan bir vizyonu benimsemiş olmaları genel anlayışımızdır. Türkiye’de sanata ilgi var ancak gelecek korkusu da var onu yıkmak lazım.

30 yılı aşkın süredir sanatın eksik noktalar hakkında eğitimler veriyorsunuz. Verdiğiniz derslerde en çok öğrenciler bu konuda hangi sorular ve sorunlar üzeride duruyor?

Biz sanatta 30 yıldır gerçekten o kadar işleri bu zamana sığdırdık ki bazen biz de dönüp baktığımızda yaptıklarımız ve bundan sonra yapacaklarımız bizi nereye taşıyacak merak ediyoruz. 30 yılda 5 büyük uluslararası festival,  5 uluslararası yarışma, bunların hepsi aslında zamanla eğitimin bir parçası haline geliyor. Öğrencilerimize inanılmaz tecrübeler kazandırmasının yani sıra gelecek te karşılarına çıkacak onlarca olayı ve deneyimi önceden yaşıyor ve gözlemliyorlar, bunları yaşamak bile onların bakış açılarını değiştirerek kendilerinin ve sanatın fazlaca farkına varmış oluyorlar.

Eğitimin içinde hayatın kendisini görüp eğitim alıyor hem de yaşıyorlar,  özellikle festivallerde ki aldıkları görevlerle bir staj gibi yaşayarak gelecekleri için yoğun bir port folyo oluşturuyor.

Peki, Türkiye’de sanata ne kadar ilgi gösteriliyor?

Aslında olaya söyle bakmak lazım bizim insanlarımız sanata ve yaratıcılığa karşı çok duyarlılar, Türk insan çok yetenekli ve yaratıcı, Bunu çok net söyleyebiliriz biraz çalışma ve motivasyonları olursa dünya çapında başarılara imza atarlar, Türkiye’de aileler çocukların üzerinde baskı kurmazlarsa gelecek kaygısını çocuklara taşımazlarsa inanın her şey çok daha güzel olacak, aileler çocukların geleceği ile endişeliler ancak bu gerçek değil çünkü eğer sevdikleri bir eğitimi almasa o çocukta başarı olmaz bu yaşarken de gelecekte de olmaz nedeni çok basit sevmediğiniz bir işte asla başarılı olamazsınız, Başarı sevgiyle gelir, sevgisiz bir yaşam olmaz mutsuz bir insan yaşamda her zaman zorluk çeker, kimse istemeden eczacı olmaz doktor mühendis olmaz ama isterse iyi doktor işinde uzman olur onun için şu doktor iyidir deriz sanatta öyledir sanatçı olmak isteyen bir kişi olmalı, Hem mutlu olmalı, hem de işini iyi yapacağı için gelecek korkusu olmamalı.

Türkiye’de sanata ilgi var ancak gelecek korkusu da var onu yıkmak lazım.

Geleceğin sanatçısı olmak isteyen öğrenciler neden Pera Sanat Okulu’nu tercih etmeli? Okul olarak eğitimde ve eğitimcilerinizde en çok neye dikkat ediyorsunuz?

Pera’da okumak aslında bir ayrıcalıktır, Pera’nın felsefesi uzman kadro kendini kanıtlamış eğitim sloganı işin özünü anlatmaktadır, ayrıca sunduğu imkânlar açısından bu alanda okul olarak, vazgeçilmezdir,

Dünyada da bu yapıda başka bir güzel sanatlar okulu bulunmamaktadır.

Müziğin, tiyatronun, resmin, dansın, balenin bir arada olduğu ve disiplinler arası ilişkilerin olduğu ve bakış açısının bu denli derin olduğu akademik olarak öğrenciyi ortaöğretim den alıp üniversiteye hazırlayan başka bir örneği olmayan bir yapıdır Pera.

Onun içindir ki Pera’ya öğrenci olacaklarda ilk aranan özellik disiplinli, istekli ve çalışkan olmaları beklenmektedir.

Pera’ da öğretmen olacakların ise kendilerini devamlı geliştiren, yenileyen ve kendini günün koşullarının önünde hazırlayan ve tabi ki çalışkan olanlar tercih sebebidir. Uzman kadro da bu şeklide oluşmaktadır.

Eğitim programınızda sadece çocuklar mı var, yoksa yetişkinler içinde etkinlikleriniz ya da dersleriniz mevcut mu?

Eğitim programlarımız örgün eğitimde ortaokul ve lise de ayrıca Her Yaşta Herkese Sanat başlığı altında yaygın eğitime de hizmet vermektedir.

05 yaştan 75 yaşa kadar bir müzik aleti çalmak isteyenden resim yapmak isteyene kadar 40ın üzerindeki sanatsal ve mesleki programlarını da hafta içi ve hafta sonu sanat adı altında vermektedir.

Hiç şüphesiz ki kültür ve sanat daima demokrasiyle gelişim gösteriyor. Sağlam bir kültür sanat politikası olmadan bir ülke nereye gider?

Bunun için çok fazla bir söze gerek yok en güzeli Mustafa Kemal ATATÜRK söylemiştir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.Sanatsız ve kültürsüz bir ülke yok olmaya mahkûmdur. İşgalci anlayış ilk önce o ülkenin kültür ve sanatını yok eder.

Bu da geri kalmışlığı ve yok olmayı getirir. Dünyamızda binlerce örneği var, artık bunu politikaların üzerine çıkartmamız lazım. Sanat ve kültür dünya yurttaşlarının koruma alanına girmelidir. Dünya bize mirastır, korumak bir ibadettir.

Hızlı giden bu çağda sanata değer veren kesim için ve sanatını zorda olsa icra etmeye çalışan sanatçılara neler tavsiye edersiniz?

Sanatçının zaten en güzel olan tarafı kendisini devamlı geliştirmesi, yeniliğe açık olması, her zaman onu kuvvetli ve sağlam tutar bu da onu hayatta kalma sebepleri açısından bu çağa uygun ve tercih edilir bir hale getirir. İşini sevmesi işin en önemli ve vazgeçilmez olanıdır. Tabi ki ahlaklı ve çalışkan olmak olmazsa olmazlarıdır. Sanatı sanatçıyı ayakta tutan ise gelişim değişim ve yeniliktir. Asla bu bana yeter dememek lazım bir sanatçı geleceğe bakıyorsa her zaman daha ileri daha ileri gitmeli. Sanatın var olması için sanatçının hareket halinde olması gerekiyor.

Aynı zamanda İstanbul Pera Güzel Sanatlar Kültür Sanat Ve Dayanışma Derneği’nin başkanı olarak grev yapıyorsunuz. Derneğin gündemdeki projelerinden bahsedebilir misiniz?

Pera Derneği, sanatsal ve mesleki eğitimle kültür alanında Avrupa Birliği ortaklığındaki projeleri yapma amacı taşıyan bir sivil toplum kuruluşumuzdur.

Türkiye’de ilk Avrupa Birliği Projesi yapan bir kurum konumundadır. Şimdiye kadar 60’a yakın proje yapmış ve halen devam eden birçok projesi bulunmaktadır.

27 Avrupa ülkesi ile işbirliği içersin de üniversiteler, sendikalar, eğitim kurumları ve okullarla birlikte, depremden, izolasyona, restorasyona, grafik sanatlarından, göçmenlerin topluma entegre sorunlarına kadar değişik konularda ve toplumun ihtiyacı olan alanlarda projelere imza atmıştır.

Dernek projeleri gerçekleştirirken hangi ana tema üstünde duruyorsunuz?

Dernek bu projeler için ayrı bir proje ekibi oluşturmuştur. Proje çalışanları 4 yabancı dile yazışmalar ve tercümeler yapabilen ve proje konusunda uzman bir ekip den oluşmaktadır.                                                           2002 yılında başlayan proje hayatı 2019 da 17 yılını tamamlamış ve halen yeni fikir ve projelere devam etmektedir. Proje konuları genelde Avrupa Birliği topluluğundaki ülkeler tarafından yılına ve önemine göre yapılan çağrılar olarak belirlenmektedir. Bu bağlamda son zamanlarda yapılan projelerin çoğunluğundaki konu seçimleri dezavantajlı grup ve toplumdaki sorunları ele almaktadır. Pera Derneği’ de kimi kendi yazdığı kimisi de partnerlerin yazdığı projelere ortaklıkları sürmekte ve proje çalışmalarına devam etmektedir.