Tüm limanlarda 7/24 kesintisiz hizmet vermekteyiz

0
123

“Şu an İstanbul, Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris, Göcek ve Antalya olmak üzere 7 adet ofisten Türkiyeyi ziyarete gelen mega yatlara hizmet vermekteyiz. Ülkemizi ziyeret eden Mega yatların boyutları 60/140 metre arasında değişmektedir. Bazıları özel kullanımda, bazıları ise ticari olarak kiralanmış şekilde gelirler.”

“Bugüne kadar 36 ve 39 metre boyunda 5 ultra lüks yat üreterek ihraç ettim. Bu yatları şu anda dünyanın önde gelen isimleri kullanıyor. 2005 yılından günümüze kadar 55 adet Mega yatın bakım ve onarımını gerçekleştirdim. Acentalığını yaptığmız yatlara 4 ay içerisinde ortalama 5.000.000 lts akaryakıt satışı gerçekleştiriyoruz.”

Begüm Hanım, sizi tanıyabilir miyiz? Okuyuculanımız için kendinizden bahseder misiniz?

1968 yılında İzmir,Karşıyakada dünyaya geldim ilk öğrenimi karşıyakada Lise öğrenimini İzmir Özel Türk Ko-lejinde tamamladım ve Üniversite hayatıma 9 Eylül ünüversitesi Güzel sanatlar fakültesinde devam ettik-ten sonra lisan eğitimi almak için İngiltereye gittim. 2 çocuklu bir ailenin küçük çocuğuyum, babam Turizm alanında Türkiyenin lider firmalarından Net Holding in üst düzey yöneticilerindendi, turizmin içinde büyüdüm diyebilirim.Okulda çok başarılı bir öğrenci olamadım aklım hep ticaretteydi, küçük bir çocukken bile yaz tatillerinde ya bir yerde çalışırdım yada şişe gazete toplayıp eskicilere satıp harçlığımı çıkarmanın yollarını hep bulurdum. Hedeflerime varabilmek adına çok hırslı ve hep başarı odaklı bir çocuk ve gençlik dönemi geçirdim diyebilirim.

Türkiye’nin en önemli turizm şirketlerinden biri olmayı başardınız. Kendi işinizi kurma fikri nasıl oluştu ve gelişti? Şirketinizin kuruluş öyküsünü sizden dinleyebilir misiniz?

İngiltereden döndükten sonra bir yat firmasında işe girdim, orda ilk işim telefonlara bakmaktı daha sonra kendimi geliştirip ön plana geçmek için çok mücadele verdim çünkü firmadaki herkes benden büyük ve çok tecrübeliydi ama hiç yılmadım hep mücadele ettim ve sonunda 1990  yılında girdiğim firmadan  1996 yılında ofis müdürü olarak kendi işimi kurmak için ayrıldım. Kendi işimi kurma fikri hep içimde vardı çünkü çok öz-gür bir ruhum var yönetilmeye çok uygun olduğumu söyleyemem onun için bugünlerimi borçlu olduğum ve hala saygı ile andığım patronumdan izin isteyip 6 sene sonra yuvadan uçup kendi ayaklarım üstünde durmanın mücadelesini vermeye karar verdim ve Kuşadasında 1997 yılında ilk ofisimi açarak iş hayatıma baş-ladım. Tabiki çok büyük zorluklarda beraberinde geldi sermayem sadece 2000 USD’dı. Ofisi tuttum ancak döşemeye param yetmedi sadece 1 kılima ve yerde bir fax ve telefondan ibaret ofisimde mücadelem baş-ladı. İlk olarak Antiguada yat fuarına katılmam gerektiğini öğrendim daha dünyanın neresinde olduğunu bilmediğim ülkeye gidip firmamı tanıtıp geliştirebilmek için sorgusuz sualsiz hemen biletimi alıp gittim ancak otellerin çok pahallı olması yüzünden maalesef 2 gece banklarda yatmak zorunda kaldım sonra ucuz bir evin odasını kiralayarak kalmaya devam ettim. Hergün tüm broşürlerimi sırtımda tropikal sıcakta taşıyarak fuar alanına gidip geliyordum. Ama o azmim ve hırsım beni bu günlere taşıdı.Şu an Türkiyede 7 ofisim ve yurt dışında kendi adımı taşıyan İspanya, Küba ve Arnavutlukta toplam 3 adet ofisi olan bir firmanın sahibi olmayı başardım.

Erkeklerin egemen olduğu yat sektöründe başarıyı nasıl yakalayabildiniz? Sizin için iş hayatında başarıya giden yolda hangi kurallar çok önemli?

İş yaşamında başarılı olmanın yolu her türlü zorluğa rağmen yılmadan çok çalışmaktan geçiyor. Kadınlar, kendi işinin patronu olmak için erkeklerden daha çok çalışmalı. Kadınların yapamayacağı, başaramayacağı hiçbir şey olamaz. Ben hep kendime güvendim. Öğretmenlerimin ‘okumaz’ demesine rağmen başarmak için azmettim. Önüme çıkan iş fırsatlarını değerlendirdim. Her zaman kendime hedef koydum. Hedefe ulaşmak için de çok çalıştım. İş yaşamındaki ilişkilerimi de iyi yönettim. Kadının istemesi halinde her işi başaracağının en iyi örneği olduğumu düşünüyorum.

Begüm Yatçılık markası adı altında Türkiye’nin 7 limanında ülkemize gelen süper yatlara acentelik ve Concierge hizmetleri veriyorsunuz. İşinizin detaylarını bizimle paylaşır mısınız?

Yukarıda da belirttiğim gibi ilk ofisimi Kuşadasında açtım, bunun sebebi yatçılık ilk Kuşadasında başlamıştır çünkü. Türkiye’nin ilk ve en fonksiyonel marinası Kuşadası marinadır o zamanlar güneyde şimdiki gibi dünya standartlarında tesisler mevcut değildi ayrıca Efes antik şehri ve Meryem Ananın evinin bölgede olması ter-cih sebebi idi. Yıllar içinde yatçılığın güney sahillerine yayılması ile birlikte bende hizmet ağımı genişletmek maksadı ile farklı limanlarda ofisler açmaya başladım ve şu an İstanbul, Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris, Göcek ve Antalya olmak üzere 7 adet ofisten Türkiyeyi ziyarete gelen mega yatlara hizmet vermekteyiz. Ülkemizi ziyeret eden Mega yatların boyutları 60/140 metre arasında değişmektedir. Bazıları özel kullanımda, bazıları ise ticari olarak kiralanmış şekilde gelirler. Biz bu yatların Ülkemize girişlerinden çıkışlarına kadar tüm ihtiyaçlarını karşılarız, hizmetlerden söz etmek gerekir ise; teknelerin hepsinin yabancı bayraklı olması sebebi ile Ülkemizde seyir etmeleri için yetkili otoritelerden  tüm gerekli izinlerini alırız, kumanya ihtiyaçlarını karşılar ve yat limanı rezervasyonlarını yaparız, üzerindeki müşterilerin her türlü hizmetlerini sağlarız, finansmanlarını sağlar ve akaryakıt ikmallerini temin ederiz. Ayrıca tersane sahibi olmamızdan dolayı ihtiyaç halinde tüm teknik desteklerini karşılarız. Tüm limanlarda 7/24 müşterilerimize kesintisiz hizmet vermekteyiz.

Birbirinden lüks yatlarla gelen ya da Bodrum’da yat kiralayan ünlülerin her şeyi ile ilgileniyorsunuz. Hepimiz çoğu ünlülün kaprisli ve kendine özgü bir karakteri olduğunu biliyoruz. Peki, ünlüler ile ilgilenmek zor olmuyor mu?

Malum hizmet verdiğimiz teknelerin kiralama ücretleri haftalık ortalama  250.000/500.000 euro ve bu teknenin ücretinin tamamı 1 müşteri tarafından ödeniyor. Böyle bir bütçeyi 1 haftalık tatile ayırabilecek kişiler genelde dünya sıralamasındaki iş adamları yada Hollywood yıldızları, Arap prensleri oluyor. Bu insanların alım gücü ve beklentileri inanılmaz yüksek, Dünyanın heryerinde geziyorlar ve hep ayrılcalıklı olmaya alış-mışlar hayır onlar için cevap değil, tabiki işimiz çok zor ama bizim şirketimizin en büyük şansı işini aşkla yapan bir ekibe sahip olması bu tamamen bir ekip işi ve biz bir aile gibiyiz hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için varız , tüm elemanlarımız çok uzun yıllardır şirketimiz bünyesinde  bulunmaktadırlar ve aktif olduğumuz yaz sezonu müşterilerimizi memnun etmek için gözlerini kırpmadan çalışırlar hiçbir detay atlanmaz, başarı de-taylarda saklıdır ve tüm elemanlarım bunun bilincinde hareket ederler. Kimi müşterimiz sırf köpeğini ge-tirtmek için anında jet ister bir diğeri sabaha karşı denizin ortasında koliler ile şampanya ister ve biz bunların hepsini istisnasız yerine getiririz.

İhracat pastasından daha fazla pay alabilmek için firmanızı yurtdışına da taşıdınız. Peki, yurt dışında nerelerde hizmettesiniz?

Aslında firmamın şubelerini yurt dışında açma kararımın esas sebebi 2016 yılından sonra ülkemizin içinde bulunduğu konjonktür sebebi ile Turizm sektöründeki ivmenin düşmesidir.

2016 yılından sonra yaklaşık müşteri potansiyelimiz %50 nin üstünde düşüş yaşadı ve durumu iyileştirmek için bireysel yapabileceğim hiçbir şey yoktu bende o zaman karar verdim onlar geşmez ise ben onlara giderim dedim ve en popüler yatçılık destinasyonları olan Küba, İspanya ve Arnavutluk’ta Begüm Yachting adı altında ofislerimi açarak Ülkemizdeki cirolarımdan olan kayıplarımı karşılamayı başardım.

Türkiye ile yurt dışındaki ülkeleri sektörünüz bazında değerlendirir misiniz? Türkiye turizm sektöründe nerede?

Türkiye ile yurt dışındaki ülkeleri yatçılık bazında değerlendirmek gerekir ise Türkiye bu pastadan hak ettiği payı maalesef alamıyor. Öncelik ile belirtmek isterim ki Ülkemizdeki yat limanlarının teknik donanımı, modern ekipmanı ve üstün hizmet anlayışı dünyanın hiçbir yerinde mevcut değil. Koylarımızın çokluğu, doğal güzelliği temizliği ve aynı zamanda tarihi doku ile iç içe olan kıyı şeridimizin eşi benzeri yok. Ancak Güney Fransa sahilleri,İtalyan Rivierası ve son yıllarda özellikle Rus müşterilerin tercihi olan Hırvatistan popülerlikte bizden çok daha önde, bunun en başta sebebi zengin zümrenin eski alışkanlıklarını devam ettirme, birbirlerine gösteriş yapabilmek için aynı bölgelerde yatları ile gezmeyi tercih etmeleri ve yurt dışında yatları bir arada tutan uluslar arası organizasyonların çokluğu mesela Monacodaki Formula 1 yarışları, Cannes film festivali gibi birçok organizayson zengin zümreyi çekmek için çok önem taşıyor ve sosyal statü sahibi olmak isteyen tüm zenginler her yıl aynı zamanda muhakkak bu eventlere katılım sağlıyorlar. Ülkemizde bu tip Uluslar arası organizasyonların olmaması maalesef yat turizmimizi olumsuz yönde etkiliyen en baş sebeplerden biridir.

Türkiye’nin 500 büyük ihracatçısı arasına girmeyi başardınız. Bu başarıyı kadın olarak nasıl yorumlayacaksınız? İş dünyasında hangi zorluklar ile baş başa kaldınız ve üstesinden geldiniz? Sektörünüzühn en önemli sorunu nedir?

2005 yılında kurduğum Bodrum’daki tersanemde önemli projelere imza attım. Bugüne kadar 36 ve 39 metre boyunda 5 ultra lüks yat üreterek ihraç ettim. Bu yatları şu anda dünyanın önde gelen isimleri kullanıyor. 2005 yılından günümüze kadar 55 adet Mega yatın bakım ve onarımını gerçekleştirdim. Acentalığını yaptığmız yatlara 4 ay içerisinde ortalama 5.000.000 lts akaryakıt satışı gerçekleştiriyoruz. 2009’da da Türkiye’nin en iyi kadın girişimcisi seçildim. Yat üretimim ile de Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca Türkiye’nin 9. büyük firması olarak tescil edildim.Ve 2 senedir üst üste Türkiye’nin 500 ihracatçısı arasına girdik, 2 kere bölgemde vergi rekortmeni oldum. Ben sektörde cinsiyet ayrımı ile ilgili bir zorluk görmedim tam tersine bizim ülkemiz insanı kadına dünyanın birçok Ülkesinden daha saygılı, siz işinizi doğru hakkaniyetli ve dürüstçe yaparsanız kadın olmanız hiçbir zaman dezavantaj olmaz iş hayatında insanlar ne olduğunuz ile değil ne yap-tığınız ile ve nasıl yaptığınız ile ilgileniyorlar.Bence yatçılık sektörünün en büyük sıkıntısı yeterli devlet teşvikşerinden yararlanamamızdır.Örneğin yurt dışındaki Turizm fuarlarına katılan firmalar fuar desteklerinden yararlanırken maalesef yat fuarlarına katılmak için bizim gibi firmalar ceplerinden çok ciddi paralar harcamaktadır ve neticede bizde bu Ülkeye döviz kazandırıyoruz ve Ülke tanıtımına katkıda bulunuyoruz ancak Turizme tanınan hiçbir destek paketi yada teşvik yatçılık sektörüne tanınmıyor.

Türkiye’nin en başarılı 10 girişimcisinden biri olarak başarıya ulaşmak isteyen genç girişimcilere neler önerirsiniz? Bu söktörde nasıl kaliteyi yakalayabilirsiniz?

Genç girişimcilere en önemli mesajım biraz sabırlı olmaları yönündedir, genç arkadaşlarımızın birçoğu üniversitelerden mezun olduklarında hemen üst düzey pozisyonda işe başlamak arzusu içerisinde oluyorlar ancak her ne kadar bir işin akademik eğitimini almış dahi olsanız işin mutfağında çalışmadan gerekli tecrü-be edinmek imkansız. Kesinlikle eğitim şart ve esas ancak tecrübe çok önemli ve tecrübe edinmek zaman-la elde edinilebiliyor. Genç arkadaşlarımız öncelikle hedeflerini belirlemeli ve o hedefe ulaşabilmek için azmetmeli, emek vermeli ve sabretmeli başarı zaten doğal olarak geliyor. Kalite detaylarda gizlidir , kaliteyi yakalayabilmek için yapılan işin en ufak detayını atlamadan titizlik ile yapılmasını tavsiye ederim.

“Hedefimiz bahane üretmek değil; çalışmak* sözünüze katılarak yeni dönem hedef ve projelerinizi sorabilir miyiz?

Öncelikle şunu belirtmek isterim, yat acentacılığı sektörü Ülkemizde %90 yabancı sermayeye aittir ve biz nadir milli firmalardan biriyiz, tabiki en büyük amacım bu sektördeki en büyük firmalardan biri olarak kalmaya devam etmektir ki bu mücadelemiz bu sene Türkiye’nin yat marka ödülünü alarak taçlandırılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır’’ bu yüzden denizcilikte bir Türk girişimci olarak mevcudiyetimi sağlamak boynumun borcudur ve gelecek dönemlerde gerçekleştirmek istediğim projem ise Deniz uçağı filosu kurarak, tekneler ve hava alanları arasında, teknelerden tarihi ören yerlerine direk transfer imkaanı sağlıyarak hizmet sektöründe bir adım daha öne geçmektir.